Bir ülkenin en güzel ihtimali, okul yolunda başlar.
Bir defterin ilk sayfasında, teneffüs zilinde, sorulan bir soruda, kurulan bir hayalde…
Anlatıcı’nın 9. sayısı; öğrenmenin peşinden giden öğrencilere, yol gösteren öğretmenlere ve daha iyi bir geleceğe inanan herkese…
Bir asrı aşan o sözü, bugün hâlâ aynı inançla yineliyoruz:
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğimize ant içeriz.
Son Anlatılar
Her Zaman Bir Umut Var
Ebru Kürya Diler
Ecdat Kamp
Ayşın Bayram
Parçalarla
Özlem Odabaşı Akıncılar
Halime’nin Kocaları
Hesna Gül
Sıfır İz
A. Silvia Aydoğan
Kırmızı Düğüm
Aslı Oral Küçük
Sonra Gülersin
Huleyde Şenlikçi
Kabuktan Kurtuluş
Öner Hatipoğlu
Firuze ile Divane 1
Saime Korkmaz Ceylan
Dünyanın Öbür Ucu 2
Nazlı Medeni
Kimim Ben – 3. Bölüm
Nurşah Dincer
Hamak
Tuğba Atamer
Söyleşiler
Birol Tezcan İle Söyleşi
Ebru Kürya Diler
Engin Akyürek ile Söyleşi
Burak Tamdoğan
Gamze Alıcı ile Söyleşi
Ebru Kürya Diler
Burak Tamdoğan ile Söyleşi
Ebru Kürya Diler
Anlatıcılarımız

“Benim ailemden öğrendiğim; yalnızca fakirlerin kanaatkar olması gerektiğidir. Fakir insan doğuştan kirlidir.”

“Bu başka bir şeydi. Daha ağırdı daha gerçekti.”

“Artık inatçı lekelere katlanmayın! Kökten temizlik için daha neyi bekliyorsunuz?”

“Bugün de aynı şeyleri yapacaksın, tüm işaretleri takip et ve unutma!”

“Hüzün ve sevinç bir kapıdan aynı anda içeri girebilir mi?”

“Kaç retro kanalından geçtim de geldim ben buralara hey gidi hey…”

“İki insan, hayatlarını düzene sokmak konusunda öyle başarılı oldular ki sonunda hayatın kendisini de düzene soktular.”

“Hayatında hiç kaybetmemişti ama şimdi hayatını kaybediyordu. Henüz ne hayattan geçer not almıştı, ne de ölümden.”

“Naaaapayım yavrum ben kedi miyim?”

“Herkes bir kız gördü orada. Ve herkes kozaya bakıyordu bense içindeki kelebeği izliyordum.”

“Geçmiş geçip gitmişti. Fakat giderken bazı eşyalarını onda unutmuştu.”

“Tüm söylemek istedikleri sanki kelimelere sığmamıştı da gözlerine, yüzlerindeki çizgilere, ara ara gözlerine dolan yaşlara sığmıştı.”

“Jin içindeki birikmiş öfkeyi taşan bir nehir gibi boşaltınca rahatlamıştı. Kılıcını saygıyla belini saran obisine soktu. Artık kesmek istemiyordu; sadece Seishun’un nefesiyle yüzünde esen rüzgârı, ona dokunduğu an avuç içlerine dolan sıcaklığı hissetmek istiyordu.”
Atölyelerimiz


Atölyelere katılmak ve bilgi almak için bize ulaşın!
