Madilla’nın Hayali

Çizer: Umay Karlıbel Saraç

Madilla, deniz mavisi renginde bir masa lambasıydı. Ders çalışırken küçük bir çocuğun masasını aydınlatıyordu. İşte bu küçük çocukla uzun zamandır birlikteydi. Onun büyümesine ve değişimlerine şahitlik ediyor, okulda olduğu saatlerde onu bekliyordu.

Çocuk son zamanlarda ders çalışmaktan hiç keyif almıyordu. Oysa eskiden ödevlerini yaparken yüzü güler ve eğlenirdi. Çocuk bir keresinde masasındaki defterleri, kitapları ve daha birçok şeyi havaya fırlatmıştı. Hatta Madilla da masadan neredeyse yere düşecekti. Son anda kablosu sayesinde kurtuldu. Madilla çocuğun bu üzüntülü, öfkeli hallerini bir türlü anlayamıyordu. Ne yapsam da bu çocuğun yüzünü eskisi gibi güldürsem diye sürekli düşünüyordu. Bir gün yine bunları düşünürken kafasındaki ampul yandı, sonunda aklına bir çözüm gelmişti. “Ben renkli renkli yanıp sönen bir lamba olursam belki o zaman benimle birlikteyken eğlenir. Yılbaşı ağacını izlerken gülümsüyordu. Yine mutlu olur,” diye düşündü.

Madilla hızlıca işe koyuldu. Hemen yatağının yanındaki gece lambasına yanında gitti ve ona hayalini anlatarak, pembe ampulünü istedi. “Senin ampulün çok güzel, bana verirsen belki benimle mutlu olur,” dedi. Gece lambası ise “Asla veremem, ne işe yararım ampulümü verirsem, o zaman beni atarlar,” dedi.

Madilla ne kadar dil dökse de boşunaydı. Gece lambası ikna olmadı. Madilla boynunu büktü, masasına dönerken vazgeçmemeliyim diye düşündü. Masasından indi ve salona yılbaşı ağacının yanına gitti.

Yılbaşı ağacının üzerinde yanıp sönen FırFır’a durumu ve hayalini anlattı. FırFır da çocuğu çok seviyordu, “Sana yardım edebilirim,” dedi. Önce bir ampulünü çıkartıp Madilla’ya taktılar, olmadı. Küçücük kaldı ampul. Sonra birkaç tane ampulü birleştirip takmak istediler, yine olmadı. Böyle kan ter içinde çalışıyorlardı. Bu işin olmayacağına inanan Madilla umutları tükenmiş bir şekilde boynunu büktü. Gözleri doldu. FırFır da en az onun kadar üzülmüştü. Madilla’nın boynuna doladı kendini. Onu teselli etmek için sarıldı. Onlar sarılmış halde dururlarken yılbaşı ağacı onların güzelliğini gördü ve “Kendinize gelin, bir bakın nasıl güzel görünüyorsunuz,” diyerek onlara seslendi. Madilla ve FırFır’ın birlikte yanıp sönen ışıkları vardı. Madilla sevinç çığlıkları atmaya başladı. “Aman Allah’ım ne kadar da güzeliz, hayal ettiğimden bile daha güzel olmuşuz birlikte. Biz hiç ayrılmayalım olur mu?” diye haykırdı. FırFır, “Ben de çok isterim senin yanında kalmayı. Çünkü bizi yılbaşından sonra toplayıp kaldırıyorlar ve unutuyorlardı. Bir yıl boyunca çok sıkılıyordum. Böyle bir arada olursak seninle sürekli burada yaşayabilirim,” dedi.

Madilla ile FırFır sevinç içinde çalışma masasının yolunu tuttular. Heyecanla çocuğun okuldan gelişini beklediler. İkisinin de kalpleri çok hızlı çarpıyordu. Akşam üzeri çocuk okuldan geldi. Odasına girdiğinde onları böyle sarılmış ve ışıl ışıl görünce önce şaşırdı. Sonra da gülümseyerek onlara uzun uzun baktı, çok mutlu olmuştu. Madilla ve FırFır sevinç çığlıkları attılar. Birbirlerine daha da sıkı sarıldılar. Madilla çocuğun yüzünü güldürmeyi sonunda başarmıştı. Hayallerine ulaşmanın verdiği mutlulukla daha güzel ışıldıyordu.

Nurcihan Ulusoy Tevşi

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top