
Çizer: Hüleyde Şenlikçi
Star Silindir, şehrin en renkli mahallesi olan Köşeli Şekillerde yaşıyordu. Küçüklüğünden beri yıldız şekline bayılıyordu. Yatağı, koltuğu, duvardaki resimleri yıldız şeklindeydi. Onu diğer silindirlerden ayıran en önemli şey ise taktığı renkli ve göz alıcı yıldızlardı. O yüzden arkadaşları ona Star Silindir diyorlardı.
Bir de kurduğu harika yemek sofraları dilden dile dolaşırdı. Yemek yemek en sevdiği şeylerden biriydi. Gün geçtikçe kilo almış, kilo aldıkça daha az hareket eder olmuştu. Geniş balkonuna çıkmak, mutfak, salon ve yatak odaları arasında yürümek onun için yeterliydi.
İyice kilo alan Star Silindir için merdivenlerden inmek ise neredeyse imkansızdı. Kendisi gibi silindir olan arkadaşları uzak şehirlere taşındığı için kendini yalnız hisseden Star Silindir’in aşağıya inmek için bir nedeni de yoktu.
Havanın güzel olduğu her sabah balkona çıkar, meydandan gelip geçenlere bakardı. Uzaktan uzağa herkesi tanır, selamlaşırdı. Bir akşam üstü meydanda bir telaş vardı. Çılgın Şekiller Festivali’nin zamanı gelmişti. Meydan, panayır alanı gibi süsleniyordu. Ne çok eğlenirdi arkadaşlarıyla bu festivalde diye düşündü. O gece eski anılarını düşünürken uykuya daldı.
Sabah büyük bir merakla balkona çıktı. Her yer rengârenk, cıvıl cıvıldı. Eski günlerdeki gibi aşağıya inip diğerlerinin arasına karışmak istedi. Her yerde tezgahlar açılmış, balonlar, renkli kurdeleler ağaçlara asılmıştı. Balkondan parlak renkli aksesuarlar satan tezgâhı gördü. Ah nasıl da güzel görünüyorlardı. Hele içlerinde parlak taşlı ışıltılı bir yıldız vardı. Keşke aşağı inip, onu alabilseydi. Bu hareketsizlik ve kiloyla o merdivenlerden nasıl inecekti?
Çok üzüldü Star Silindir. Arkadaşı da yoktu ki, kimden yardım isteyecekti? Mahallede iyice yalnız kalmıştı. Kara kara düşünürken zili çaldı birden, kimdi acaba kapısını çalan? Büyük bir merakla kapıyı açmaya gitti. Komşu Zıpzıp Yay kardeşler kapıdaydı. Onu festivale çağırmaya gelmişlerdi. “Bu festivalde bütün mahalle bir araya geliyoruz. Seni evde yalnız bırakamazdık” dediler. Bu duyduklarina şaşırdi Star Silindir. “Bu teklifinize çok sevindim. Beni çok mutlu ettiniz ama ben uzun zamandır hareket etmiyorum, ağırlaştım da. Merdivenleri bu halde inmem neredeyse imkânsız” dedi. “Sen hiç merak etme, biz sana yardım ederiz” diye yanıt verdi Zıpzıp Yay kardeşler.
Star Silindir korkuyordu, bunu gerçekten yapabilir miyim diye içinden geçirdi. Sonra bütün cesaretini topladı ve ilk basamağın başına geldi. Büyük yay kardeş bir basamak aşağıya indi ve kendini yukarı doğru uzattı. Neredeyse dümdüz olmuştu. “Biraz öne eğil “dedi.
Star Silindir gövdesini hafifçe öne eğdi. Yuvarlak alt kısmında minik bir boşluk oluştu. Tam o anda küçük yay kardeş hızla altına kaydı. Ardından diğeri de yanına yerleşti. İkisi birlikte Star Silindir’in altını yumuşak ama güçlü bir destek gibi doldurdu.
Star Silindir’in ağırlığı üzerlerine binince biraz sıkıştılar. “Hazır mısınız?” diye sordu Star Silindir. “Her zaman” diye yanıtladılar bir ağızdan.
Yay kardeşler iyice gerildi. Sıkıştılar… daha çok sıkıştılar… neredeyse minicik oldular. “Üç… iki… bir…” Birlikte havalandılar. Star Silindir’in yıldızı ışıldadı. Sonra bir alt basamağa yumuşacık indiler. Star Silindir çok mutluydu ve şaşkındı. Başardık dedi Zıpzıp Yay kardeşler. “Devam” dedi küçük yay kardeş. Basamak basamak indiler merdivenleri hep birlikte.
Hep beraber zıplaya zıplaya meydana doğru ilerlediler. Meydana yaklaştıkça müzik sesleri yükseldi. Her şekil kendi renginde, kendi neşesiyle festival alanını dolduruyordu. Bir anda Star Silindir’in etrafını komşuları sardı; Zıpzıp Yay kardeşler, Tırtıklı Yuvarlak, Şapkalı Üçgen, Yamuk Telkare… Sohbet ettiler, güldüler. Star Silindir eski festivallerden bahsetti. Konuşurken Star Silindir, kendisi gibi olmadığını düşündüğü komşularıyla ne çok ortak noktası olduğunu fark etti. Farklılıklar arkadaş olmaya engel değildi.
Star Silindir sonra aksesuar tezgahına gitti. Parlak taşlı ışıltılı yıldızı hemen gövdesine taktı. Ah ne güzel de parlıyordu bu yıldız. Bu yıldız onun için taktığı diğer yıldızlardan farklıydı artık. Yıldıza baktıkça cesaretini ve gördüğü desteği hatırlıyordu.
Fatma Çelik